11 Haziran 2012 Pazartesi

Sevgisizlik adeta bir kanser gibi insan vücudunu yavaşça tahrip etmeye başlar. Önce kalpte oluşan yalnızlık, huzursuzluk, mutsuzluk, korku, öfke, stres, depresyon, bencillik ve kıskançlık gibi olumsuz hislerle kendini gösterir. Ardından hergün sokaklarda bir çok insanın yüzünde gördüğümüz donukluk, boşluk ve hüzün ifadeleriyle ortaya çıkar. Sevgisizliğin acısıyla insanların bedenlerinde oluşan çürüme hızı da mucizevi olarak süratle artar. Cildin temiz ve genç yapısını kaybederek sertleşmesi, kırışması, hastalık derecesinde bozulması ve renksizleşmesi, saçların dökülmesi ve matlaşması, beden yapısının şekilsizleşmeye başlaması ve güzel görünümünü yitirip sağlıksız bir hal alması, dişlerin ve tırnakların parlaklığını kaybetmeye başlaması, hareketlerin ve tavırların robotlaşması, güçsüz, bıkkın, şevksiz ve halsiz bir görünüm, stresli, mutsuz, üzgün, kızgın, küskün, kıskanç, ters, merhametten ve güzel ahlaktan yoksun tavırlar oluşması ... TÜM BUNLAR SEVGİSİZLİĞİN YIPRATICI ETKİSİYLE OLUŞMAKTADIR...TEK ÇÖZÜM İSE ALLAH SEVGİSİDİR!

7 Haziran 2012 Perşembe

4/5- Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.


94/6- Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.

94/7- Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.
94/8- Ve yalnızca Rabbine rağbet et.

6 Haziran 2012 Çarşamba

Canım Tuba'cığımın Doğumgünüm için yaptığı video



Allah Kuran'da, Müslümanlara, ehl-i kitap hakkında bir emir verir; onları "ortak bir kelimede birleşmeye" çağırmak:

De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı Rabler edinmeyelim. (Ali İmran Suresi, 64)

Bizim Hıristiyanlara ve Yahudilere olan çağrımız da budur: Allah'a iman eden ve O'nun vahyine itaat eden insanlar olarak, gelin ortak bir "iman" kelimesinde birleşelim. Hepimiz Yaratıcımız ve Rabbimiz olan Allah'ı sevelim. O'nun emirlerine uyalım. Ve Allah'ın bizi daha da doğruya eriştirmesi için dua edelim.

Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler bu şekilde ortak bir kelimede birleştiklerinde, birbirlerinin düşmanı değil dostu olduklarını anladıklarında, asıl düşmanın ateizm ve dinsizlik olduğunu gördüklerinde, dünya çok daha farklı bir yer olacaktır. Asırlardır süren çatışmalar, husumetler, korkular, terör eylemleri sona erecek ve "ortak bir kelime" üzerinde sevgi, saygı ve huzura dayalı yeni bir medeniyet kurulacaktır.

HALİNİZE ŞÜKREDİN - 1 - Down Sendromu


Dün Down sendromlu çok sevimli bir çocuk resmi gördüm. Down sendromunun nedenini tam olarak bilmiyor olabilirsiniz. Down sendromunun tek bir sebebi var. Allah her insanın her bir hücresinin içine 46 tane kromozom yerleştirmiş. Down sendromlu kişilerde bu sayı 47. Sadece bir kromozom daha fazla olduğu için bu kişilerde bu hastalık oluşuyor. Bu kişilerin 21. kromozomları çift. 21. Kromozomun içinde bulununan 14 tane genin herhangi birisinde meydana gelen bir bozukluk Down sendromu dışında Alzheimer, Parkinson, lösemi gibi hastalıklara da yol açıyor.

Kısacası sadece 1 kromozom fazla olduğu için bu kişiler boy ve kilo açısından daha yavaş büyürler, daha yavaş öğrenirler, problem çözmede ve karar vermede diğer kişilere göre daha çok zorlanırlar. Zeka seviyeleri normalden düşük olarak kalır. Belirli bir fiziksel görünümleri vardır.

Sadece 1 tane fazla kromozom bir insanda, her ne tedavi yapılırsa yapılsın -Allah'ın dilemesi dışında-hayatı boyunca asla telafi edilemeyecek bir hasara yol açıyor. Bu kişiler ya da aileleri istedikleri kadar zengin olsunlar, istedikleri imkana sahip olsunlar bu hastalığı tam olarak tedavi ettirebilmeleri mümkün değil. Çünkü onların 1 tane kromozomları fazla.


Allah bütün sistemleri mükemmel bir denge içinde yaratmış. Aslında şaşılacak şey o kromozomun fazla olması değil, bütün insanlardaki kromozm sayılarının aynı olması.  Kromozom hücrenin çekirdeğinin içinde bulunan gözle görülmesi imkansız ipliksi parçalar.

Allah bu ipliksi parçaların içine 25 bin ile 100 bin arasında gen  yerleştirmiş ve genlerin içinde kişinin göz renginden boyuna, yaşam süresinden yakalanacağı hastalıklara kadar pek çok şeyi programlamış. 

Down sendromuna 800 ile 1000 kişi arasında sadece 1 kişi de rastlanır. Bu oran aslında yüksek olmakla birlikte yine de Allah'a şükür çok azdır.

Şimdi sadece 46 tane kromozoma sahip olduğunuz, bu nedenle de sağlıklı olduğunuz için Allah'a şükredin.

Hiç bir şey tesadüf değil. Allah herşeyi bir kader üzerine, olağanüstü bir düzen ve denge içerisinde yaratıyor.

Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir. (Nisa Suresi, 147)




3 Haziran 2012 Pazar


ALLAH'IN RENK SANATI - http://harunyahya.org/tr/works/530


ALLAH'S ARTISTRY IN COLOUR - http://harunyahya.com/en/books/535


O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)


He Who created the seven heavens in layers. You will not find any flaw in the creation of the All-Merciful. Look again-do you see any gaps? Then look again and again. Your sight will return to you dazzled and exhausted! (Surat al-Mulk: 3-4)

17 Mayıs 2012 Perşembe

“Başı açık kadın Kuran okuyamaz” diye bir şey yok!



Makyajlı ve başı açık kadın Kuran okuyamaz! Kime göre? Tabii ki yobaza göre. Kadının saçının bir teli görünürse Kuran okuyamaz, üzerinde açık bir kıyafet varsa Kuran okuyamaz. Yobazlar böyle binbir şart kolarak Kuran’ı duvara asıp kimselere okutturmuyorlar. İnsanları Kuran’dan soğutmaya ve uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bazı yobazlarda “Kırk yıl okusanız da Kuran’ı zaten anlayamazsınız” diyorlar. Kadını eksik ve düşük akıllı görüyorlar ya, “kadın zaten anlamaz” diyorlar. Yobaza göre kadın da kim? Domuz ve köpekle aynı seviyede.
Kuran’da Allah ancak müşriklerin Kuran’ı anlayamayacağını, müminlerin anlayacağını söylüyor. Demek ki yobazın sözüne hiç güven olmuyor. Zaten yobazlar kendileri de Kuran okumazlar, Kuran’ı kabul de etmezler, sadece kabul ettiklerini söylerler. Dolayısıyla başı açık kadın Kuran okuyamaz diye bir şey yok. Şöyle bir baktığınızda Türkiye’de yaşayan çoğu kadının başının açık olduğunu göreceksiniz. Şimdi bütün bu kadınlar Kuran’dan uzak mı kalacaklar, ayetleri hiç öğrenmeyecekler mi? Bu son derece mantıksız bir şey. Başı açık kadın Kuran’da okur, ayetlerden ve Kuran ahlakından da bahseder.
Bu yazımda şunu da belirtmek isterim ki başı kapalı kadın dindar, başı açık kadın dinsiz diye bir şey yoktur. Ahir zamandayız, yani dindar zannettiğiniz birçok insan aslında tam anlamıyla günahkar, dinsiz zannettiğiniz birçok insan da aslında dindar olacaktır. Bu dünyada takva gördüğünüz birçok insanı ahirette cehennemde, günahkar zannettiğiniz birçok insanı da cennette göreceksiniz. Öyle yobazlar var ki kıyafetiyle, konuşmasıyla son derece dindar ama gerçek anlamda tam bir sahtekardır. Dolayısıyla dindarlık ve samimiyet kıyafette değildir, kalptedir ve yanlızca samimiyette gizlidir. Samimi olan insan kendini Allah yolunda adayan insandır. Kalbinde Allah aşkı taşıyan insandır. Her baktığı yerde Allah’ın güzelliğini gören insandır. Kendi nefsini değil, Allah’ı razı etmeyi tercih eden insandır.
Sonuçta ahir zamanda birçok kadın çok samimi dindar olacak ama aynı zamanda son derece modern, kültürlü, bilime, sanata önem veren, Kuran’a tam bağlı insanlar olacaklardır. Kadına gerçek değeri Kuran’ın verdiği de herkes tarafından anlaşılacaktır.

(Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr/-basi-acik-kadin-kuran-okuyamaz--diye-bir-sey-yok-/Blog/?BlogNo=363160&fb_source=message&ref=fblike

Mert Arslanoğlu